PACCAR MX motoru piyasada

DAF Trucks’ın ana şirketi olan PACCAR, PACCAR’ın DAF marka araçlarında kullandığı MX motorunun Kenworth ve Peterbilt kamyonlarında da bu yaz itibariyle kullanılacağı açıkladı. PACCAR MX motorları, dünya çapındaki Kenworth ve Peterbilt müşterilerine sektördeki en iyi performans, en yüksek güvenilirlik ve yakıt verimliliği sunmak üzere dizayn edildi. PACCAR Başkanı Jim Cardillo, “PACCAR’ın 50 yıllık motor geliştirme ve üretim uzmanlığı şirketi dünyadaki en öncü dizel motor üreticilerinden biri yapmıştır. Dünya çapında 125.000’in üzerinde PACCAR MX motoru DAF kamyon ve çekicilerinde başarıyla kullanılmaktadır” dedi. Cardillo, “PACCAR MX motoru Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA – Environmental Protection Agency) 2010 yılı emisyon yönetmeliklerine uygun olarak dizayn edilmiştir ve Kuzey Amerika’nın sert ve zorlu şartlarında 50 milyon milin üzerinde test edilmiştir. PACCAR, Kenworth ve Peterbilt kamyonları için sanayideki öncülüğü kanıtlanmış PACCAR MX motorunu piyasaya sürmekten çok memnundur” diye ekledi.

PACCAR MX motoru
PACCAR MX motoru, 380 ila 485 beygirgücü aralığındadır ve motor torku 2,400 Nm’ye kadar çıkmaya müsaittir. Bu güç aralığı; mükemmel yakıt verimliliği, yüksek güvenilirlik, dayanıklılık, hafif dizayn ve düşük sahip olma maliyeti ile birlikte hem uzun mesafe taşımacılığı hem de off-road kullanımlar için ideal seçim haline gelmiştir.

PACCAR Başkan Yardımcısı Craig Brewster, “Birleşik ve optimize edilmiş, sınıfının en iyisi yürüyen aksamımızı müşterilerimize sunmak için sabırsızlanıyoruz” dedi. Brewster sözlerine “Kenworth ve Peterbilt kamyonları için üretilen PACCAR MX motoru, geniş motor devir aralığında mükemmel performans sunarak 485 beygir gücüne kadar çıkabilmektedir. Performans mükemmelliğinin yanı sıra PACCAR, MX motorunun motor bloğu ve silindir kapağı için çığır açan kompozit grafit alışımı demir (CGI - Compacted Graphite Iron) dizayn etmiş ve kullanmaktadır. Bu değerli malzemenin daha önce kullanılan klasik dökme demire kıyasla çok daha dayanıklı ve hafif olduğundan güç-ağırlık performansında çok önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Elektronik olarak kontrol edilen yüksek basınçlı yakıt enjeksiyon sistemi, mükemmel bir yakıt ekonomisi sağlıyor ve Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından gerekli görülen düşük emisyonunun istenilen seviyede olmasına yardımcı oluyor. Motorun blok ve çıkış tasarımı kabin için gürültü seviyesini düşürmeye önemli derecede katkı sağlayarak daha konforlu bir sürüş ortamı yaratıyor. Entegre motor freni, geniş motor dakikada devir sayısı aralığında güçlü bir performans sağlıyor” şeklinde devam etti.

Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) 2010 Motor
Emisyon Yönetmelikleri için SCR ve EGR çözümleri
PACCAR Başkan Yardımcısı Dan Sobic ise “Kenworth ve Peterbilt kamyonları için olan PACCAR MX motorlarında, Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) 2010 dizel motor emisyon yönetmeliklerini karşılamak için Seçici Katalitik İndirgeme (SCR) ve Egzoz Gazı Resirkülasyonu (EGR) birlikte kullanılmıştır. SCR ve EGR’nin birlikte kullanılması, Kenworth ve Peterbilt müşterilerine Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) 2010 yönetmeliklerine uygunluk için verimli çözümler sunmaktadır. PACCAR’ın dünyaca bilinen birinci sınıf modelleri, DAF CF85 ve XF105, uzun süredir Euro-4 ve Euro-5 araçlarında SCR emisyon sistemini başarılı bir şekilde kullanıyor” şeklinde bir açıklamada bulundu.

Paccar’ın global bayii ağı
seçkin müşteri desteği sağlıyor
Kenworth, Peterbilt ve DAF bayileri, PACCAR MX motorları için 1.900’den fazla servis noktası ile olağanüstü bir parça ve servis desteği sağlıyor. PACCAR MX Motoru kolay bakım-onarım dizaynı sayesinde, servis noktaların verimliliğinin arttırılması sağlanıyor.

PACCAR MX motoru Asya’da
PACCAR MX motoru, Çin’in Şanghay şehrinde düzenlenen Bus World Asia Fuarı’nda üst üste 3. kez “Yılın En İyi Motoru Ödülü”nü kazanmıştır. PACCAR MX motoru bu ödülü güvenirlik, dayanıklılık ve yakıt verimliliğinde sanayinin öncüsü olması ile kazanmıştır.
PACCAR, Kenworth, Peterbilt ve DAF markaları ile; hafif-, orta-, ve ağır-ticari araçların dizaynı, üretimi ve yüksek kalite müşteri desteğiyle global teknoloji lideridir.

Lojistiğin çevreye olan etkilerini azaltmamız gerekiyor

Küreselleşme ile birlikte tüketimde artış olduğunu görüyoruz. Uluslar arası rekabet hammaddenin daha uzak noktalardan üretime taşınmasına, üretilen ürünlerin daha büyük ölçekte üretilerek, bütün dünya’da tüketicilere ulaştırılmasına yol açmaktadır. Dünya üzerinde gelişen dış ticaret ton - km olarak taşımanın her 5 yılda ikiye katlandığını ortaya çıkartmakta. Artan taşımanın 2008 yılında günde 15 Milyon varil ham petrol tüketimine neden olduğunu biliyoruz. Bir yandan çevre kirliğini nedeniyle oluşan baskılar diğer yandan petrol fiyatlarındaki artışın da etkisi ile taşımada bazı tedbirlerin alınması zorunluluğu ile karşılaşmaktayız.

1- Taşınan ürünlerin hacım-ton dengesini yani yoğunluğunu arttırmak. Ürünlerin veya ambalajlarının yeniden planlanması ile, yüklenen malzemelerin planlanarak hacım ve ağırlık ikilemesinde tam kapasiteyi oluşturması gerekmektedir. Araçlara yüklenen hacımlı ürünleri sıkıştırmak, hava boşluklarını almak, aynı araca hem yüksek yoğunluklu hem düşük yoğunluklu ürünleri birlikte yüklemek mümkündür. Bu uygulamanın taşıma kapasitesini % 30 oranında arttırılabileceği ve yakıt tüketimini % 2-3 azaltabileceği ön görülmektedir.
2- Ürünün hareket mesafesini azaltmak. Özelikle içinde hava, su, her yerde bulunabilen hammaddelerin olduğu üretimlerde, üretimin tüketime yakın merkezlerde yapılması taşıma ihtiyacını azaltmaktadır. Ürünlerin kutulanmış veya şişelenmiş şekilde taşınması yerine ambalajlamanın tüketim noktalarındaki küçük tesislerde yapılması taşıma ihtiyacını ve yakıt tüketimini azaltacaktır.
3- Intermodal taşımaya dönmek. Hava taşıma ve kara taşıma, taşınan ton başına en yüksek yakıt tüketen taşıma şekilleridir. Taşımanın deniz ve demiryoluna çevrilmesi, uzak mesafelerde bu iki taşıma modelinin kullanılması tüketilen yakıtı % 5 oranında azaltacaktır.
4- Yeni enerji koruyucu teknolojilerin kullanılması. Taşıma araçlarının yeniden dizayn edilmesi, yeni motorların ve yakıt sistemlerinin kullanılması, araç ölçülerinin büyütülmesi, sürtünmeyi azaltıcı tekniklerin uygulanması harcanan yakıt miktarını önemli ölçüde azaltacaktır.
5- Taşıma planlanması yapılması. Taşımacıların araçlarını daha düşük hızlarda kullanması, rotaların planlanması, araç bakımların sağlıklı olarak yapılması, boş dönüşlerin azaltılması hem verimliliği arttıracak hem de yakıt tüketimini düşürecektir.
6- Trafik sıkışıklığının azaltılması. Yakıt tüketiminin büyük kısmı araçların trafikte beklemesi, durup kalkmaları nedeniyle meydana gelmektedir. Araçlarda trafik yoğunluğunu gösteren cihazların kullanılması, yoğun saatlerde trafiğe çıkılmaması, yoğunluğu az rotaların tercih edilmesi olumlu etkiler yapmaktadır.

Bu tedbirlerin sadece çevre kirliliğinde olumsuz etkileri azaltması dışında firmaların verimliliklerini arttırmada, yakıt giderlerinin azaltılmasında büyük etkileri olacaktır. Tüm lojistik sektörünün yakıt sarfiyatını azaltıcı çalışmalar yapması, bu çalışmaların çalışanlara verilecek eğitimlerle bilinir hale getirilmesi, teşviklerin uygulanması içinde yaşadığımız atmosferimizin temizlenmesi, ülke ekonomisinin gelişmesi açısından yararlı olacaktır. Unutmayalım ki ekonomik krizin başında 150 Dolarla kadar yükselen, kriz nedeniyle 50 dolara kadar düşen ancak yeniden yükselmeye başlayan petrol fiyatları tepemizde Demoklesin kılıcı gibi sallanmaktadır. Düzelen ekonominin artan petrol fiyatlarını yeniden 150 Dolarlara, hatta daha da üzerine yükselteceğini unutmayalım.

TÜSİAD yeni başkanını seçti

TÜSİAD 40. genel kurulunda gerçekleştirilen seçimlerde 200 üye oy kullanırken, 2 geçersiz oya karşılık 198 üyenin oyuyla, Ümit Boyner, Lucien Arkas, Mehmet Ali Aydınlar, Cansen Başaran Symes, Tayfun Bayazıt, Haluk Dinçer, Erman Ilıcak, Ali Kibar, Volkan Vural ve Muharrem Yılmaz’dan oluşan yeni yönetim kurulu seçildi.

YENİ BAŞKANDAN İLK MESAJLAR

Yeni TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner seçilmesinin ardından yaptığı konuşmada şunları söyledi.

- Bugünden itibaren geleceğe bakmak TÜSİAD’ın gelecek yıllar ile ilgili planlamalarını yapmak zorundayız. TÜSİAD üyesi olmak bir kalkınma sürecine üye olmaktır. Türkiye’yi dünya ekonomisi bir güç olarak entegre etmektir. TÜSİAD gücü ve dinamizmi ile sadece kendi ile yarışıyor.

- Şubat ayında sunacağıız program ile saydam ve somut, hesap verebilen bir yapıyla hizmet vereceğiz. Bir önceki dönemlerde başlayan programlaraı geliştirmeyi hedefliyoruz. Ekonomik ve sosyal olaylarda Türkiye’yi içeride ve dışarda temsil etmeye devam edeceğiz.

- Hem ekonomide hem siyasette son yıllarda TÜSİAD’ın savunduğu tüm konular hayata geçti. Rekabetçi gücümüzü artırmayı odaklanmış vfe işsizliği azaltmaya odaklanmış bir politika izleyeceğiz.

- 2014 AB hedefinin neredeyse dalga geçilir bir halde değerlendirilmesini tasvib etmiyoruz. AB hedefinin Türkiye gündeminde gündemin gerisine düşmesini istemiyoruz. AB’ni gündemde ön sıralara taşımak için çalışyoruz.

- Hani biz bir köprüydük. Avrupalı liderlerin popülist yaklaşımları sayesinde AB hedefinden uzaklaşmamalıyız.

- Korkularından şüphlerinden sıyrılmş bir Türkiye istiyoruz, özlüyoruz. İnatla çözmediğimzi sorunlar var. Sorunlarımız çözmeden koşmaya çalışıyoruz.

- Kızılderili ve bir beyaz adam ata biner ve dört nala gitmeye başlarlar. Sonra aniden kızılderili durur ve beyaz adam sorar neden durduk. Kızılderili cevap verir, “Çok hızlı gittik ruhlarımız geride kaldı.”.

- Biz bu coğrafyanın zenginliğini hak edeceğiz.

- Hala darbe anayasaısı ie yönetilmek istemiyoruz. Yüzde 10′luk barajın kalkmasını istiyoruz. Demokrasimizin güçlemmesini ve bunula birlikte refah seviyemizin yükseltilmesini istiyoruz.

- Türkiye’nin tüm etkin sivil toplum örgütleri ilie iletişim kurabileceğimizi düşünüyoruz. Bu hedeflere yönelik çalışırken herkesin desteğine ihtiyacımız var.

TÜSİAD NE SÖYLEYECEKSE SÖYLEYECEKTİR

Toplantıda, geçirdiği deniz kazası nedeniyle Genel Kurula gelemeyen TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç’un konuşması banttan yayınlandı.

Koç şunları söyledi: “Ekonomide, siyasette sosyal alanda tartışılan konu hakkında görüşmelimizi söyleriz ve taraf oluruz. Bir görüş ortaya atmışsak bunun arkasında mutlaka bir araştırma olmasına özen gösteririz. Bizim etkili olma ölçütümüz hükümetle yakın olmak değil. Bizim etkili olma ölçütümüz iyi muhalefet yapmak değil. TÜSİAD ne söylenecekse söyleyecektir, bundan emin olabilirsiniz.”

AB SÜRECİ TEKRAR CANLANDIRILMALI

Son kez TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı olarak konuşan Arzuhan Doğan Yalçındağ da şunları kaydetti:

“Dünya, ekonomik ve siyasal olarak benzeri ancak büyük yapısal dönüşümlerde görülen bir değişimden geçiyor. Türkiye etrafını etkileyen bir ülke haline geldi. Türkiye yeniden büyüyebilmek için ne yapmalıdır? Birinci öncelik verimlilik tabanlı mikro yapısal uyumdur. Bu da dış kaynak enjeksiyonu ve AB uyumudur. Türkiye böylece potansiyel büyüme oranlarına yaklaşabilecektir. Önümüzdeki dönemde doğrudan mevcut işsizlere yönelik aktif işgücü politikası yürütülmeli. Orta vadeli programı gerekli bulmakla birlikte tek başına yeterli değil.

Geçtiğimiz üç yıl Türkiye’de sert siyasi tartışmalara tanık olduk. Hükümet anayasa değişikliği yapmak istediğinde böyle bir açılıma destek vermek istedik. Başörtülü öğrencilerin üniversitelere girememesinin yaşattığı etik problemin yumuşak bir geçişle çözülmesini istiyorduk. Yöntem yanlışlığı genel bir anayasa yenilenmesinin önünü tıkadı. AB üyelik süreci son üç yılda neredeyse donma noktasına geldi. Siyasi partiler ve seçim yasası değişmeli. Yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığı tam anlamıyla sağlanmalı. Bunlar gerçekleşmeden adil bir temsile kavuşmamız söz konusu olamaz. AB süreci tekrar canlandırılmalı.

Türkiye’deki değişimin ne denli sert geçeceği konusunda başlangıçta zorlu süreç yaşamam geleceğe olan ümidimi kırmadı. Yeni yönetim kuruluna başarılar diliyorum.”

Toplantının gündem maddeleri, 2009 yılı bütçesi harcamaları ile 2009 yılı çalışma programının onaylanması ve 2010 yılının bütçesinin onaylanmasının ardından, Yönetim Kurulu ve Denetçilerin ibra edilmesi, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerinin seçimi ile 2010 yılı çalışma programının sunulması şeklinde sıralanıyor.

←Eskiler 


biber hapi Oyun wakame wakame wakame orjin moliva afrika mangosu ukash panax